Seçim atmosferine girdiğimiz şu günlerde siyasi partiler de aday çalışmalarını hızla sürdürüyor. Görünen o ki, bazı partiler aday çalışmalarını bitirmiş ve isimleri kamuoyuna deklare etmiş, bazılarında aday adaylarının isimleri zikredilmekte, bazı isimlerin ise adaylığı kesinleşmiş ama ``uygun`` zemine henüz karar verilememiş gibi.
Tabii ki önümüzde ki yedi aylık süreç isimlerin ve zeminlerin netleşmesinde belirleyici olacak ve partiler güvendikleri adaylarını açıklayacaklar. Tabiri caiz ise topu Karamürsel halkına atacaklar. Gerisi sandık başına giderek başkanını sececek olan Karamürselliye kalmış olacak. E tabiki siyasi partilerin görevi sadece aday açıklamakla bitmiyor ancak; onlar kendilerince en doğru olduğuna inandıkları başkan adayını açıklayarak isin zor kısmını kotarmış olacaklar. Gerisi teferruat; sokaklara bayrak as duvarlara afiş yapıştır. Kalabalık araç konvoylarıyla, kornalarla, zurnalarla etrafa rahatsızlık ver. Kahve toplantıları esnaf gezileri, kısacası karşılıklı atışmalar, gövde gösterileri ve `benim adayım senin adayını döver`ler vesaire vesaire. Hepimiz de bu çalısmaların içinde zaman zaman bulunmusuzdur. Ya bizzat siz siyasete ve politikaya meraklısınızdır. Ya bir akrabanız bir partide ilçe yöneticisidir ya adaylardan biri komşunuzdur. Ya bir esnaf arkadasınızın ısrarı ile hatıra binaen istemeye istemeye de olsa bu işlerin kıyısından köşesinden mutlaka geçmişsinizdir. Zaten hepi topu kaç kişiyiz ki Karamürsel’de. Toplam yedi mahalleli bir ilçe. Hatta bazen başkan adayının biri komşunuz diğeri akrabanız bile olabilir. Işte o zaman en iyisi eve kapanıp ne Hanya’ya ne Konya’ya deyip suya sabuna dokunmadan seçim gününün gelmesini beklemeye başlarsınız. Ha tabi bu arada siyasi çevrelerden oyun kime diye soran olursa da, her sorana ``tabiki size`` demeyi ihmal etmezsiniz. Ne de olsa Karamürsel küçük bir yer; herkes herkesi tanır burada seçimler gelip gecicidir asıl olan dostluklar, akrabalıklar, arkadaşlıklardır. Bu işler bittiğinde yani arabaların kornaları susup bayraklar toplanıp afişler teker teker indirildiğinde ve hayat yeniden normale döndüğünde yüz yüze bakabilmelidir insanlar. Elbette heyecan bu işin ekmeği ama pek de abartılacak bir şey yok aslında. Kimse süpermen değil kimsenin elinde sihirli değnek de yok. Ne Karamürsel belediye başkanlığını kazananı ihya eder ne de kazanan Karamürseli. Elbette sandıkların açıldığı günün gecesi sevinenlerde olacaktır bu yarışın neticesine üzülenlerde ama Karamürsel’linin hayatında hic bir değişiklik olmayacağının garantisini ben veririm size. Balık meraklıları yine kovaları ellerinde sahilin yolunu tutacaklar, öğrenciler okullarına gidecekler erkenden, işciler fabrikalarına… Kısacası hayat seçimi geride bırakarak akmaya devam edecek.
Buraya kadar her şey normal ama şöyle bir arkanıza yaslanıp fotoğraftan uzaklastığınızda detaylardan çıkıp da genele baktığınızda hemen bir çarpıklık beliriyor gözünüzde. En azından benimkinde. Evet bu bir yarıs ama ne yarışı? Başkanlık yarışı. Kime başkanlık? Karamürselliye. Ne icin yapılıyor peki sadece kazanmak için mi? Bir futbol maçı gibi doksan dakika iyi oynayip biz kazandık diyebilmek için mi? 100 metreyi en hızlı biz koştuk bizden hızlı koşan olmaz aferin bize diyebilmek için mi? Yoksa bu bir hizmet yarışıdır. Biz bunun bilincindeyiz. Kazanmak bu işin başlangıcı asıl önemli olan kazandiktan sorasıdır; siz bizim hizmetlerimizi o zaman görün diyebilmek için mi?
Malesef siyasi partiler ve başkan adaylarının etrafında kilitlenmiş taraftar grupları en çok bu işin kazanma kısmıyla ilgilidirler, Oysa ki kazanmak bu hizmet mücadelesinin sadece başlangıcı sayılmalıdır. Kazanmak bu işin en basit en kolay en önemsiz kısmıdır. Ahmet kazanmış, Mehmet kazanmış biri elbette kazanacak bunun hiç bir önemi yoktur. Sevinç çığlıkları atarak zafer sarhoşluğu duymanın sadece bir anlamı olabilir bireysel bir başarıdan alınan haz. Oysa ki bu seçimler hep beraber milletce alınacak hazlar mutluluklar için yapılmaktadır. Elbette kazanan sevinecektir fakat siyasi partiler kazandıklarında değil de icraatları ve projeleri ile kazandırdıklarında sevinç çığlıkları atsalar çok daha anlamlı bir iş yapmıs olacaklardır kanısındayım.
Buraya kadar bahsettiklerimin ışığında maalesef görünen o dur ki hiç bir başkan adayının ortaya çıkmış, açıklanmış elle tutulur bir projesi yoktur.
Bunun anlamı şudur. Karamürselde projeler değil adaylar yarışacaktır. Ve yine maalesef kazanan Karamürsel değil, isimler olacaktır.
Oysa sadece kazanmak size bir skor verir, matematiksel bir sonuç, bir yüzde hesaplaması, `geçerli oyların yüzde bilmem kaçını alarak şu parti kazanmıştır`. Buna sevinmek futbolda kazanıldığında sevinmekle eş değerdir. Ama gerçek hayatta hiç bir karşılığı yoktur. Hayatta karşılığı olabilecek şeyler ise projelerdir, akıldır, çabadır, plan programdır. Maalesef adayların projeleri yoktur, planı projesi olmayanın verebileceği bir şey de yoktur. Idarecilik elbette önemli bir vasıftır ama Karamürsellinin başkanından beklentisi rutin idarecilik değil ilçeye yeni bir soluk yeni bir heyecan getirecek atılımlardır. Umulan o dur ki bu seçim salt isimlerin yarıştığı bir kısır döngü, bir `benim babam senin babanı döver` çekişmesi değil bir hizmet yarışı havasında geçer. Sonucun Karamürsel icin en hayırlısı olması dileği ile partilere ve adaylara başarılar diliyorum.
Not: Bu yazı hiç bir adaya destek ya da köstek olmak icin yazılmamıştır. Suya sabuna dokunmadan samimi bir sekilde düşüncelerimi paylaşmaya çalıştım. Sürçü lisan ettiysem affola deyip saygı değer adaylardan en az sloganları kadar güçlü projeler duyma dilegimi yineleyerek bu yazıyı da burada noktalıyorum.
Sayın Ali AKBABA yazınızı keyifle okudum gerçekle olması gerekenleri yalın bir dille anlatmışsınız fakat sizde bilirsinizki siyasette başkan adaylığı süreci uzun ve karmaşık bir yoldur bu süreçte adaylığı kesinleşenler için değil aday adayı olan arkadaşlarımın proje açıklaması çok doğru olmaz düşüncesindeyim taktir edersinizki bu bir yarış, bilgi hırsızlığı bu dönemlerde çokca görülür onun için adaylıklar kesinleştikten sonra projeler mutlaka halkımızla paylaşılacaktır. Şunuda unutmamak lazım adayımızın yapacak bir şeyi yoksa ne anlatacakki !!!
Sitemizde
yayınlanan yazıların sorumluluğu yazanlara aittir.
Sitemizden indirilen her
türlü haber, yorum, makale ve benzer yayınların sorumluluğu ise yayınlayanlara
aittir