Anasayfa | KÜNYE | REKLAM | YAZAR OL | İLETİŞİM | Haber Ara | Sitene Ekle | Üye Ol -- Giriş Yap

Arama


Gelişmiş Arama

Onlar Vatan Toprağındalar...

Okunma  Yazar : Ali Akbaba
Yorumlar  Yorum Sayısı : 0
Okunma  Okunma : 384
Tarih  Tarih : 09 Ekim 2008 04:32

HATTI MÜDAFA, SATHI MÜDAFA

 

Ölüm haberleri geliyordu hudutlardan ve gazeteler sadece bunları yazıyordu. Akıllıca mazeretler uyduruyordu birileri; sorumluluktan kurtulmanın yollarını arıyordu. Ölüm kol geziyordu hudutlarda ve yiğitler ölüyordu bir bir. Canlar düşüyordu toprağa ve bir milletin canı yanıyordu. Demeçler veriliyor, bahaneler üretiliyor, durmadan ve köşelerinden akıllar veriyordu gazeteciler. Paşalar ödenek diyor, İstihbarat diyor, para diyor, yok diyor, yerini değiştirelim diyordu karakolların ve analar ağlıyordu. Anaların anaları ağlıyordu 25 yıldır, ve göz yaşları anlatmaya yetmiyordu acılarını, hayal kırıklıklarını. Analar ağlıyordu ama bir adım; yok, yok değil adım, bir milim geri durmuyordu acılarından ve haykırıyordu “bir yiğidim daha var onu da alın, oda feda olsun bu toprağa; bu vatana”. Ve analar feda ederken evlatlarını gözlerini kırpmadan, ölüm haberleri geliyordu hudutlardan, gazeteciler akıl veriyordu köşelerinden geri çekelim karakolları daha güvenli bir bölgeye. Ve anaların yürekleri bir kez daha sızlıyordu.

 

İçim el vermedi olanlara, acısı sığmadı yüreğime bu felaketin ve tüm şehitlerine ithafen bu milletin bir şeyler yazıp çizmek mecburiyetinde hissettim kendimi.

 

Bildiğiniz gibi ateş düştü hepimizin yüreğine geçen hafta, 17 vatan evladı çarpışarak vatan için, şehadet şerbetinden içme şerefine erdiler. Onlar hiç birimizin ulaşamayacağı bir rütbeye ulaştılar yaradanın katında. Ve bunu bizler için, bu topraklar için, geride kalan aileleri için, eğer bir sahip çıkan olursa bu devlet bu millet ellerinden tutarda yol, gösterirse çocuklarının gelecekleri için, sizin için, benim için feda ettiler kendilerini. Siz çocuğunuzun gül yanağına kondurabilin diye şefkatli öpücüğünüzü, onlar vaz geçti gül yanaklı bebelerinden, bal dudaklı sevgililerinden ve merhametli ellerinden annelerinin umut dolu  gözlerinden, sevgi dolu sözlerinden...

 

Acısı düştü yüreğimize koç yiğitlerin.

 

Artık ne söylesek boş arkalarından. Ne Amerikan istihbaratı geri getirir onları. Ne karakolların yerlerini değiştirmek. Beni en derinden üzen ise karakolun bir kaç yüz metre geriye çekilebileceği fikri olmuştur. Böyle bir tavizi terör örgütüne vermeye kimsenin hakkı yoktur. O çocuklar neden öldüler  orada. O karakolu korumak için değil mi? Düşmana geçit vermemek için, son nefeslerine kadar savaştılar. Şimdi kimsenin karakolu geriye çekelim deme hakkı yoktur. Böyle bir hareketin terör örgütü tarafından tüm dünyaya ve yandaşlarına nasıl propaganda malzemesi olarak kullanılacağı açıktır. Bu bir tavizdir ve madem bu taviz verilecekti neden onca askerimizin ölmesi beklendi. Hudut namustur ve namustan taviz verilmez, verilmemelidir.

 

Elbette yetkili yetkisiz herkes üzüldü bu vahşete, bu adice saldırıya ama anaların acısı farklı. Sadece onlar verdiler toprağa evlatlarını. Sadece onlar yokluklarını kabullenmek zorundalar koç yiğitlerin ve tabiatı aykırı insanın yokluk fikrine. Varlık doğası gereği red ediyor yokluğu. Ve o anaların elle tutulmayan, gözle görülmeyen evlatları ebediyete intikal ettiler bir daha gelmemek üzere. Şimdi evladın nerede diye sorsanız bir şehit annesine, “toprakta” diyecektir size. O şimdi uğrunda öldüğü, yolunda yürüdüğü, üstünde büyüdüğü bu toprakta ve bu topraktır bundan böyle benim evladım. Her adımda içi sızlayacaktır, imtina edecektir üstüne hoyratça basmaya bu toprağın ve diyecektir ki bu toprağın üstünde beka eden vatandır silüetinde gördüğüm oğlumun. Şimdi nasıl anlatılabilir o anneye o karakolun yerinin kaydırılmasının gerekliliği. Artık o karakol bir simge olmuştur ve yeri değiştirilmemelidir. Hainlere terk edeilmemelidir oralar. Başka analar ağlamasın başka yiğitler ölmesin diye de bir açıklama kabul edilemez. Çanakkale savaşları ile ilgili ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün kaleminden aktarıyorum bir kaç satır :

 

“Karşılıklı siperler arasındaki mesafe 8 metre yani göğüs göğüse çarpışmalar oluyor. Birinci siperdekiler 3 dakika içinde ölüyorlar, yerlerine gelecek olanlarda üç dakika içinde öleceklerini biliyorlar. Ancak ne bir korku, ne bir ürperti duyuyorlar. Okuma bilenler kuran okuyarak cennete gitmeye hazırlanıyorlar. Okuma bilmeyenler de şehadet getirerek düşmana saldırıyorlar. Işte emin olasınız ki  Çanakkalde bize zaferi kazandiran bu yüksek ruhtur.”

 

Şimdi devlet orada karakolun yerini değiştirmeden gerekli tüm harcamaları yaparak o karakolun güvenli bir kaleye dönüşmesini sağlamalıdır. Tıpkı cumhur başkanlığında bulunan camlı köşkün roketten etkilenmeyen camları gibi, bakanlıkların zırhlı araçlarındaki gibi camlar yerleştirip, toptan mermiden etkilenmeyen duvarlar örüp oranın güvenliğini sağlamalı ve metanetle dalgalandırmalıdır Türk bayrağını ayni noktada. Bu artık bizim o karakolda bu güne kadar ölen tüm şehitlerimize namus borcumuzdur ve bu borç ödenmelidir. Haini güldürmek, sevindirmek, onun kirli hesaplarına göre hudut karakollarının yerlerini değiştirmek şehitlerimizin ve ecdadımızın savaşçı, cesur, mert hatıralarına saygısızlık olacaktır. Madem ki orası savunma açısından riskli bir bölge, bir kaç yüz metre gerisi içinde aynı risklerin olduğu söylenebilir. Madem ki tehdit oralarda da var aynı hainler yeni karakollara da saldırmayı deneyebilirler. Bu vatanın evlatları için farketmez iki yüz metre ileride, iki yüz metre geride nerede gerekiyorsa orada savaşılır. Bu gençlik hattı müdafa emrini de, sathı müdafa emrini de eksiksiz yerine getirir ve geçmişte de getirmiştir. Bu asker can verilecekse gözünü kırpmadan verir ve o hattı müdafa eder. Ötesi yoktur.

 

Allah şehitlerimizden razı olsun, bizim onlara hakkımız helal olmuştur, onların hakları da bize helal olsun. Devlet şehitlerimizin geride kalanlarına sahip çıkmalıdır. Vatandaş da artık uyanmalıdır gaflet uykusundan ve deniz fenerleriyle kendi yolunu aydınlatmaya çalışan hırsızlara bağışta bulunacağına  Mehmetçik vakfına sahip çıkmalıdır. Devlet, deniz feneri derneğine yapılan vergi indirimini maalesef, Mehmetçik vakfına yapmamaktadır. Türkiye büyük millet meclisi deniz feneri gibi ismi şaibe ve yolsuzluklarla anılan derneklere özel ödüller verip bağışta bulunacağına hak eden derneklere vermeli şehitlere, gazilere ve yakınlarına vefasını göstermelidir.

 Yazdırılabilir Sayfa |  Word'e Aktar |  Tavsiye Et |  Yorum Yaz

Bu Yazarın Önceki Yazıları

Son Haberler

Muammer B.K. 24 Kasım 2008
Muammer B.K.
Arife Gülsün Dilimiz Haysiyetimiz..
Arife Gülsün
Emre Oral Sonunda Galibiyet...
Emre Oral
Kübra Karacan Müsait Bir Yerde İnelim...
Kübra Karacan
Samet Kurt Çalan şarkı...
Samet Kurt
Ali Akbaba Onlar Vatan Toprağındalar...
Ali Akbaba

KH'den Son Dakika

ANKET

Belediye Hizmetlerinden Memnun musunuz?




Diğer Anketler

Bu Site Karamürselliler'in Karamürsel Haberlerine Aninda Ulasabilmesi Için Açilmistir...
RSS Kaynağı | Yazar Girişi

Sitemizde yayınlanan yazıların sorumluluğu yazanlara aittir. 
Sitemizden indirilen her türlü haber, yorum, makale ve benzer yayınların sorumluluğu ise yayınlayanlara aittir

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi